meydan sozluk te hakaretin serbest olmasi

<bkz: hakaret ile elestiri arasindaki fark>*

meydan sozluk te smiley kullaniminin serbest olmasi

aslında;

<bkz: yok böyle bir şey>

#3

madde 7'ye bakılacak olursa, diğer tüm sözlüklerde olduğu gibi meydan sözlük'te de açıkça smiley kullanımı yasak.

ve fakat, hem "bu kadar kasmaya gerek yok canım" yaklaşımı, hem de entrylerin ziyan edilmek istenmemesi sebebiyle olacak, göz yumuluyor bazısına. her türlüsüne değil. ortada gülünecek bişiy yokken sırf şirinliğine her entrynin sonuna smiley eklenmeye kalkışılırsa hoş olmaz nihayetinde.

isimle ates arasinda

----- spoiler -----
tatsız tuzsuz yemekler, büyüsü kaçmış bir fincan kahve, uyanış anından korkulan huzursuz bir uyku girdi. karanlık geldi, kalbimin üzerine oturdu. karanlıktan çok korktum. korku indi kalbimin üzerine, kalbimin içine oturdu. en çok da onda gördüğümün, benim onda görme kabiliyetim kadar olduğunu fark ettiğimde korktum. ölüm başlamıştı ya, yorumlanması için gerekli işaretleri tersine çevrilmiş bir rüyada ya da kırk yıllık aşina vazoda solmuş bir çiçek gibi gözden mi düştüm, bunu bilebilseydim.

o ki asıl acı olan, hiç gözde oldum mu, bunu bile bilemedim.

onun, düşüneceğini zannetmiş olduğum şeylerin hiçbirisini düşünmemiş olduğunu dehşetle fark ettim. dehşetle, çünkü bu, bunun hep böyle olmuş olduğu anlamına geliyordu. ve böylece geçmişle gelecek bir arada yitiyordu. aşkın başlangıcını geçmişimin hükümsüzlüğü olarak yorumlayıp ona öyle bağlanmıştım. onu yitirişimin de geçmişin yitmesinden ibaret olacağını o zaman hesaba katmamıştım.
----- spoiler -----

guzel bir gun

teoman'ın yaptığı güzel işlerden yalnızca bi' tanesi.

"suç yok, suçlu yok
hayat böyle
anladım."

diyor ve ilk satırlarında beni avcunun içine alıveriyor. ne dese hoş bundan sonra, ne dese güzel.

biscolata

içinden beyaz saç çıkması hayal kırıklığı yaratmadı değil.

ama sırf bu sebeple, yaratılmış fantezi dünyaları yok edilemez. nihayetinde george clooney gibi bi' gerçek var. hani beyazsa, onun saçları da beyaz.

vav

cenin pozisyonunu ve secdeyi simgeler. insanın rabbe en yakın olduğu anı simgelemesi dolayısıyla da kulluğun temsili olarak bilinir bu güzel harf.

ayrıca ebced hesabında 6 sayısına denk gelir ve imanın 6 şartının da temsilcisi olduğuna inanılır.

bir harf olmaktan çok öte dolayısıyla.


----- spoiler -----

insan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.
insan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.


kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.
o yüzden lafz-ı ilahi elifle başlar. elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

----- spoiler -----

meydan sozluk un gundemden bi haber olmasi

meydan sözlük'ün başlı başına gündem olmasından ileri gelir.

demek isterdim.

isterdim elbet.

murat yilmazyildirim

sesinden acı fışkıran, değişik bi' adam.

nar agaci

okumak için sabırsızlıktan geberdiğim.

ama hayır. önce, cam ırmağı taş gemi var. her şeyin bir zamanı var.

vasat

kendisine kayıp diyecek kadar ölmedik diye düşünüyorum.

tamam şey ama, o kadar da şey değil.

di mi :/

laa boheme

adeta bir kahraman.

yazık ki değeri bilinmedi, başladı itü'lemeye.

ama hak etti bu sözlük bunu. hak etti.

secim ozgurlugu

ben bunun hakkında atıp tutarken, bi'şeyi atlamışım. ölüm gibi hiç unutulmayacak bi'şeyi hem de.

bir geri adım atıp, onu da belirtmek lazım belki de. bazı şeyleri seçmek, bizim özgürlüğümüze bırakılmamış. bizim "öyle mi yapsam şöyle mi yapsam"larımıza bırakılmamış. o kadar önemli, o kadar katiymiş. ve çaresizliğin ete kemiğe bürünmüş haliymiş.

bahar depresyonu

anlamlandıramadığım hastalık.

bahar insanda neden, nasıl depresyon yapabilir ki? bahar yani bu. mutlu olmak filan lazım, eğlenmek, çimlerde yuvarlanmak lazım. gülmek lazım.

bu ne böyle?

community

başta komik geliyor, sonradan sıradanlaşıyor.

ama bu benim yabancı komedi antipatimin doğal bir sonucu da olabilir. zira coupling'i "bile" yarıda bırakmış bi' bünyeden bahsediyoruz burada.

beni boyle sev

<bkz: ben buyum>

herkes gider mi

cem adrian'ın en bi' sevdiğim şarkılarından.

bi' soru cümlesi eşzamanlı olarak. her ne kadar zaman zaman kendimi kandırarak aksini iddia etsem de, cevabı da belli; herkes gider.

bazısı geç gider, bazısı daha erken gider filan. ama muhakkak gider.

ölüm var bu dünyada, en olmadı öyle gider.

cem adrian

duygularını bu kadar net ifade edebiliyor oluşu kendisiyle sevişmesinden gelen bir özellik sanıyorum.

<gorsel: cem adrian/37896+

hem aşıksın, hem aşık olunansın. başka bi' etken de yok. mis.

cem adrian

duyguları ifade edebilme kabiliyetine hayran olduğum.

bir sezen aksu var, o en tepede, en güzel yerde. kıyaslanmaz elbet ama bir de cem adrian geliyor işte.

asansorde sevisen dayilar

eşcinsel erkeklerin yakışıklı olmasına ilişkin klişeyi yerle bir etmiş dayılar.

bunu da açıklayın?

isler gucler

bipsiz versiyonu için 2 gün beklemek durumunda olduğumuz süpper hipper dizi.

"bak, sana iki gün mühlet. iyi düşün. çok ayıplı şeyler duyacaksın. değer mi? ölç, tart ve uslu bi' çocuk ol."

başka bi açıklama göremiyorum ben.

neden?